2020’de kullanmaktan vazgeçeceğimiz sözler ve düşünceler…

Kelimeler ne kadar sihirli.  Ağzımızdan çıktığında iki taraflı işliyor. Hem kendimize etkisi var hem de bulunduğumuz ortama ya da söylediğimiz kişiye. Ama en çok da kendimize. Kızımla bunu çok konuşuyoruz. Geçen gün sınavdan istediği notu alamayınca “demek ki ben buyum.” dedi. “Kapasitem bu kadarmış.” Çok üzüldüm bunu duyunca. “Bu sınavdan istediğin notu alamamış olman, sınava yeterince çalışmamış olabileceğinin göstergesi olabilir mi acaba?” dedim. Tabii ki “kapasitem bu kadar” demek kolayı seçmek ve sorumluluğu üstlenmemek anlamına geliyor. Kelimelerle kendimize bunu yapıyoruz işte. Bir başka gün de aynaya bakıp “hiç güzel değilim” diyebiliyor. “Bugün kendini güzel hissetmiyorsundur belki” diyorum. “Hepimize olur bazen. Kendini çok beğendiğin günler de oluyor çünkü.” Kelimelerle genellemeler yapıyoruz. Sonra da onlara inanıyoruz ve bu inanç bizi esir alabiliyor.

Bu sabah güzel bir yazı okudum Linkedin’de. Arianna Huffington paylaşmıştı. 2020’de hangi kelime ve ifadeleri kullanmayı bırakacakları sorulmuş çalışanlara. Ben de o yazıdan alıntı yaparak kısmen de kendi yorumlarımı katarak size içeriği aktarmak istedim.

1- Çok yoğunum

Listenin 1 numarasında “yoğunum” kelimesi var. Bilimsel verilere göre bu kelimeyi sıkça kullanmak ve dilimize pelesenk etmek yoğunlukla başa çıkma yetimize zarar verebiliyormuş. Buna ek olarak kendimizi kötü de hissettirebiliyormuş. Evet dünyanın hızı arttı, bazen her yönden hayat üstümüze üstümüze geliyor gibi hissedebiliyoruz. Ben 2019’da bu kelimeyi kullanmama konusunda kendime kural koydum. İnsanlar bana “işler yoğun mu?” dedikleri zaman bazen “yooo” diyorum, bazen de ”Normal. Olması gerektiği gibi” diyorum. Şükretmeyi de ihmal etmiyorum. İşlerin çok olması bana ihtiyaç duyulduğunun bir göstergesi ve bu da elbette şükredilecek bir şey. Bu arada bence “yoğunum” demek çok klişe ve sıkıcı. Ayrıca kimsenin o kadar da yoğun olduğuna inanmıyorum ben. Kime zaman ayırmak istersen bu hayatta ayırabiliyorsun.

2- Tuhaf

Başka birisinin fikrine, görünüşüne, düşüncesine “tuhaf” demek. Neden peki? Çünkü bu dünyayı güzelleştiren aslında farklılıklar. Söz konusu yazıda görüşü alınan çalışanlardan biri şöyle demiş. “Tuhaf kelimesini kullanmayı bırakmak istiyorum çünkü meraklı ve araştırmacı olmamı engelliyor ve diğer insanların da benim hakkımda ne düşündüklerini merak etmeme sebep oluyor. 2020’nin, başkalarının sınırlamaları ve yargılamaları olmaksızın bir keşif yılı olmasını istiyorum. Sonuçları ne kadar “tuhaf” olursa olsun korkusuz olmak istiyorum.” Ne dersiniz? Denemeye değer bence. Hem “tuhaf” kime göre, neye göre? Zaten başımıza gelen bütün olumsuzluklar da biraz buradan gelmiyor mu? Ne olursa olsun kendi fikrimizi belirtmek ve empoze etmek ve insanlara ayar vermeye çalışmaktan yorulmadık mı? Kim ne derse desin, ne yazarsa yazsın, ne fotoğraf koyarsa koysun, o kişiyi de o şekilde kabullenmek çok mu zor?

3- ‘O’ beni mutlu ediyor..

Bu başlığı görünce biraz şaşırmıştım. “Bunu söylemeyi neden bırakalım ki?” diye düşündüm. Yazıyı okumaya devam ettiğimde ne demek istediğini anladım. “Gerçek mutluluk içten gelen mutluluktur demiş. Sen kendini mutlu edemiyorsan, kendinden razı değilsen, içsel mutluluğu yakalayamamışsan kimse seni mutlu edemez. Mutluluk içsel bir iştir” demiş. Özetle kendi mutluluğunuzu birilerine sıkı sıkı bağlamayın diyor. Haklılık payı var. Mutluluğumuzu ve varoluşumuzu birilerine, bir şeylere sıkı sıkıya bağlarsak, hayatımızdan çıktıklarından boşluğa düşme ihtimalimiz yüksek. Kendi yolumuz, kendi değerlerimiz, kendi hayallerimiz pusulamız olmalı. Bu hayat yolunda yalnız yürümeyeceğiz elbette. Birlikte yürüyerek güzel bu hayat yolu. Sevdiklerimizle, eşimizle, dostumuzla, evlatlarımızla, kedimizle, köpeğimizle, kuşumuzla ağacımızla ama hep kendi duruşumuzla.

4- Teşekkürler, ama…

Bu benim eğitimlerimde çok üzerinde durduğum bir konu olduğu için tekrar yazmak istedim. Çevremde bunu yapan çok var ve ben de maalesef yapıyorum. Birisi bana ya da bir yazıma, bir videoma, bir postuma güzel bir şey söylediği zaman teşekkür edip mutlaka bence daha iyi olması gereken bir noktasını vurguluyorum. “Teşekkürler ama şurası şöyle olsaydı daha iyi olurdu.” diyorum. Öz eleştiri yapmak elbette önemli ama her zaman bu kafada olmak çok yorucu. Zaman zaman durup iyi yaptığımız işler için kendimizi kutlamalıyız. Biz kutlayamıyorsak bırakalım bari başkaları kutlasınlar. Çomak sokmayalım. İyi bir şey söylendiği zaman “teşekkür edelim” diyelim ve sadece teşekkür edelim. Ama’ları kaldıralım. 2020’yi kendimize şefkat yılı ilan edelim.

5- Evet

“Herkese evet demek gibi bir hastalığım var” demiş yazıdaki çalışan. “Hatta facebook’ta bir davetiye geldiğinde gerçekten gitmek isteyip istemediğimi düşünmeden her seferinde ‘gidiyorum’ butonuna basıyorum. 2020’de daha çok “hayır” demek istiyorum.” demiş. Onu çok iyi anlıyorum. “İnsanları devamlı mutlu etmeye çalışmak günün sonundan kimseyi mutlu etmeyen bir hastalıktır” demiş Vanessa van Edwards. Bu konuyla ilgili instagram paylaşımımı burada bulabilirsiniz. https://www.instagram.com/p/B34hxpfgfP-/?utm_source=ig_web_copy_link Hayır diyebilmek kesinlikle öğrenilebilen bir yetkinliktir. Evet çok ciddiyim. Bu bir yetkinliktir ve hayatımızı büyük ölçüde değiştirebilir. 2020 bu konuda daha iyi olabileceğimiz bir yıl olsun mu?

6- Bunu yapabilir miyim? Yeterince iyi miyim?

Kendimize zaman zaman sorduğumuz bir soru. Bazen de belki güvendiğimiz kişilere kendimizle ilgili sorduğumuz bir soru. Çok içsel bir durum. Kendimizin kendimizle konuşmasıdır bu. Tam olarak soru bile diyemeyiz. İçimizden geçen endişeler, öz güvensizliktir. Kendimizi başkalarıyla bir kıyaslayıştır.  Yazının başında da belirttiğim gibi tehlikelidir. Kendi kendimize inanacağımız bir görüş oluşturtur kafamızda. 2020’de belki de en çok bırakmamız gereken soru budur.

Hepinize harika bir 2020 diliyorum. Kendi değerimizin farkına vardığımız, kendimize iyi davrandığımız ve sahici olabildiğimiz, inandığımız değerler için ayağa kalkabildiğimiz bir 2020 olsun. Sevgilerimle,

Yazının orjinali için https://thriveglobal.com/stories/phrases-to-give-up-new-year-healthy-happy-successful/?utm_campaign=Buffer&utm_content=buffer2d9ed&utm_medium=Arianna&utm_source=LinkedIn