Bugün iş hayatının ilk günündeki genç Özlem’le konuşma şansım olsaydı ona neler derdim? Geçenlerde bana bir dergi röportajında gelen bir soruydu bu. Soruyu çok sevdim. Beni düşündürdü. Gerçekten de tüm bu yaşanan seneler, değiştirilen şirketler, ulaşmak için uğraşılan pozisyonlar, terfiler, kaçırılan terfiler. Neler neler yaşadım. Ne derdim genç Özlem’e acaba? Hangi konularda onu uyarırdım? Dikkatli ol derdim. Hangi konularda kendisini geliştirmesini söylerdim? Sonra hızımı alamadım bu soruyu İnsan Kaynakları profesyonelleri arkadaşlarıma sordum. Hatta daha da hızımı alamadım, sosyal medyadan da tanıdık tanımadık herkese sordum. Gelen cevapları da sizler için derledim. Buyurunuz genç arkadaşlarım. Işık olsun size bu yazı..

 Her şey geçici, ilişkiler kalıcı:

İşini yapmak için tüm teknik bilgileri öğrenmen kolay, ilişkileri yönetmek ve iletişim konusunda kendini geliştirmeye bak!

Bol bol ilişki kur; tavsiye iste, danış… İlişkilere odaklan. Onlar kalıcı diğerleri geçici derdim.

Çevrenle dürüst ve samimi ilişkiler kur. Bakma sen networking konulu boş içeriklere. İlişki ‘mış’ gibi kurulmuyor. İhtiyaç duyulduğunda da kurulmuyor. Tam tersi asıl bir ilişkiye ihtiyaç duyduğunda onu kurmak için çok geç kalmış olabilirsin…İnsanlarla ilgili ol. İnsanların inanılmaz hikayeleri var.

Haftanın belli günleri farklı bir departmandan ya da farklı bir şirketteki arkadaşlarınla birileriyle yemek ye. Unutma ki hep aynı insanlarla takılırsan onların ortalamasının üzerine çıkamazsın. Jim Rohn ne güzel demiş. “En çok görüştüğün 5 kişinin ortamasısındır” diye.

-You are the average of the five people you spend the most time with-

Başkalarının halinden anla, kendini onların yerine koymayı unutma, herkesin bir yolculuğu var, aynen seninki gibi… ve ayrıca en iyi arkadaşların iş ortamından çıkabilir.  Bunu da unutma. Ne sosyal medyada ne de çevrendeki tanıdığın tanımadığın insanlarla kendini sakın kıyaslama. Sen bir işin başındayken onlar sonunda olabilirler. Yine güzel bir söz var bu konuda. “Kendi hayatının birinci kısmını bir başkasının hayatının 20. kısmıyla kıyaslama (kitabın bölümlerini kastediyor)

– Dont compare your chapter 1 to someone else’s chapter 20.-

Herkese kendisinin özel olduğunu hissettir. Herkesten öğreneceğin bir şey vardır.

Kendinle olan ilişkin üzerine:

Neyin seni daha mutlu ettiğini bolca yaz. Ya da nelerin derinden olumsuz hissettirdiğini. Duygularını yazacağın bir günlük de olabilir.  En azından olaylar ve kişilerin sende yarattığı kritik deneyimler bir yerde yazılı dursun. Duyguları sakın es geçme. Yazmak iyidir.

Tutkunu, en iyi yaptığın şeyi keşfetmek için zaman harca. İdeallerin, amacın ne ara ara kendine sor. Gelişine yaşama. Seni en mutlu eden, heyecanlandıran alanı bulmaya çalış ve buna odaklan.

Bir işi senden önce başkalarının başaramamış olması, senin de başaramayacağın anlamına gelmez! Hedefini başka insanlara göre değil kendine  göre belirle. Kim olduğunu ve nereden geldiğini asla unutma, bunlar seni sen yapan ve güçlü kılan şeyler. Başkalarına daha iyi görünmek veya kabul görmek için olmadığın biri gibi davranma!

Bu kadar mütevazi olmana gerek yok, parlayabileceğin durumlarda hiç çekinmeden, alabildiğine parla! Çalışanların yaptıkları işi iyi yapmaya devam ederlerse birilerinin onları fark edip başlarına bir taç yerleştireceklerini sandıkları duruma “Taç Sendromu” adı verilir. Eğer istediğiniz bir pozisyon ya da atama için açık pozisyon olursa, bunun için değerlendirilmeyi talep edin. Başarılarını istikrarlı bir şekilde ince bir yoldan sergile.

Yapamam beceremem deme, düşündüğün ve söylediğin şeyler kaderin olur.

Fikirlerini söylemekten çekinme. Fikrinin kusursuz olmasını bekleme. İyiyse harekete geç. Ama sunumun mükemmel olsun.

Kendine iyi bir mentor edin.

Ömür boyu öğrenci ol. Öğrenmeye, merak etmeye devam et.

Çevrende olan bitene karşı ilgili ol, merakını hep koru, özellikle teknolojik gelişmelere kendini sakın kapatma. Sadece kendi şirketin ve ürünleriyle ilgili olma. Başka şirketler, başka sektörler, başka ülkelerde neler oluyor, bil. Değişimi sevmiyorsan, gün geldiğinde ortama yabancı kalmaktan daha çok nefret edeceksin.

Kendine iyi bak …

Yaşadıklarının içine işlemesi için arada sakinleş, dur.

Sevdiklerini bol bol gör, anılar biriktir. Kendin ve sevdiklerin için hayatı kaçırma

Anın tadını çıkar. İnsanoğlu aynı anda çok iş yapamıyor. Multitasking bir yalan. Tam tersi aynı anda birden fazla iş yapan insanların mutsuz olduğuna dair o kadar çok çalışma var ki elimizde.

Kendini çok acımasızca eleştirme

Kurumsal hayata fazla anlam yükleme

Kendi kendini motive et başkasından bekleme

Her şey değişir. Her şey.

Hiçbir şeyi kişisel alma:)

Herkesi kendin gibi zannetme :)

Mutluluk varış yerinde değil yoldadır, yolculuktadır.  Yolculuğun tadını çıkar.

Öfkelendiğinde cevap vermeden sakinleş.

İşverene değil kendi gelişimine sadık ol.

Muhakkak üret ve yaşadığın topluma ve sosyal çevreye değer katacak bir sosyal sorumluluk projesi içinde ol.  Paylaştıkça büyürsün. Verdikçe mutlu olursun. (Aldıkça değil)

İyi bir insan ol.

Herkese saygılı ol. Doğruyu güzel söyle.

Şu İngilizceyi hallet.

Gerektiğinde hayır demeyi öğren

Karşındakini sonuna dek dinlemeye odaklan.

Her eleştiriyi çok da ciddiye alma. Daha doğrusu eleştirilerini ciddiye alacağın kitleni iyi belirle. (Bak burası mühim)

Saçma bir şey söylerim, hata yaparım diye korkma. Daha fazla konuş, daha fazla dene.

Pes etme, denemekten korkma, kimsenin moralini bozmasına izin verme.  Herkes gelip geçici,  sen biriciksin.  Hayat kısa ve hayat uzun.  Nasıl olduğunu anlamasan da..